CAYBURG.ORG
Şiirler Sessiz Şiirleri Paylaşım Bölümü
Cevapla
Kendime Söylüyorum Bu konu 2249 defa okundu ve 125 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 23.10.2008, 01:50 #101
Premium Members
Yüreklerdeki Bukağı

-I-
Gri bir varoluşa açılan penceresi
Kırmızıyken yaşamın,
Gökkuşağı kisvesi mi aldanışa huzur! ? ...
Kim ki aldatan;
İnsandan olma insan! !
Benci ağıtlarında yapay hüzünle,
Abdala aptal yaftası vuran
Sırıtkan gölgeler...

-Tanrı değil ki karartan
Evrimi tamamlanmamışın ömrünü-

Vicdan yerleşmiyorsa
Kafesteki yürek boşluğuna ne çare!

-II-

Toplumsal bir paradoksun
Bireyleriydik biz.
Yalan kokan nefeslerin kestiği cezaların
Tutsaklığını reddeden,
İletken olmaya çabalı milyonlara
Ala ak bir şölende.
Vefa sunan, varlığımızı anlamlandırana.
Sözdük,
Sevdalıydık özgürlüğe
Çağrısıydık erdemin.
Öyleyse günahı neydi
Doğruluğa köprü kurma sancımızın?

Erdem Nur Cengiz
Alt 23.10.2008, 02:44 #102
Premium Members
Bir İnsan Besliyorum

Bir insan besliyorum, büyütüyorum
Gizli, hızlı,
Herkeslerden sakınarak,
Tüm bildiklerimi öğretip
Yaşama amacını sen yapıp,
Seni sevmeye şartlandırarak,
Bir insan büyütüyorum...
Nefesimi şişeden alıyorum,
Tiner gibi çekiyorum içime en kirli havaları
Saat gece iki
İnsan büyütülecek bir saat değil gibi,
Penceremin kenarından gelen
Çok eski bir ışık gösteriyor bana kalemimi,
Kağıt ortada yok,
Şimdi seni öyle dolu yaşıyorum ki,
Seni şimdi öyle çok istiyor,
Öyle çok seviyorum ki,
Büyüyorum,
Seni sevmeye şartlanıyorum
Saat gece iki,
Sevmek için ideal bir saat sanki,
Oysa sen
Hiç böyle uzağımda olmamıştın...

30.03.98
“karanlığa muhtacım”

Umut Taydaş
Alt 23.10.2008, 02:46 #103
Üniversite 4. Sinif
Sen benim ikinci doğum günümsün
Gençliğim maziye göçerken geldin
Sen benim geciken şanslı yönümsün
Son fırsat elimden kaçarken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin.

Gün gurup ederken bi akşamüstü
Gözlerin gönlümüm yolunu kesti
Bahçemde mutluluk rüzgarı esti
Sen bana iş işten geçerken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin

Görevi devredip ihtiyar-ı aya
Evlada diyordu güneş dünyaya
Ne akşamsefası ne sarı fulya
Son fırsat elimden kaçarken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin.

Sıradan sözlere eyleme meyil
Sen bana kulak ver sen bana eğil
Açelya begonya sardunya değil
Sen bana iş işten geçerken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin

Eski bir sevdanın ince ağrısı
Aşkınla tedavi gördü doğrusu
Duyuldu akşamın namaz çağrısı
Son fırsat elimden kaçarken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin.

Gün battı batacak hafif rahmet var
Gözüme gürünen bir alamet var
Bu aşkta bir hikmet bir keramet var
Sen bana iş işten geçerken geldin
Son fırsat elimden kaçarken geldin
Ezan çiçekleri açarken geldin

Cemal Safi
Alt 31.10.2008, 03:10 #104
Lise 1. Sinif
şiirlerin hepsi birbirinden güzeller gönlüne sağlık bukağı.
Alt 11.11.2008, 21:35 #105
Gold Members
abla şiirler birbirinden güzel ama neden bunları ayrı konularda açmadın gözlerim döndü
Alt 14.11.2008, 17:49 #106
Gold Members
eline emegine saglık.
Alt 15.11.2008, 03:15 #107
Premium Members
Biz Hiçbir Dostu Yarı Yolda Bırakmadık

bana;
“sigarayı bırak,çok içiyorsun”diyorlar.
“bakanlar kurulu toplanmış
ve karar almışlar
ve aldıkları bu kararı
paketlerin üzerine yazdırmışlar”
(sigara sağlığa zararlıdır...)
bunca memleket meselesi varken
koskoca herifler oturup da,
böyle bir karar almışlar.

sigara benim otuz üç yıllık sevdam,
dostum.
günde iki paketten hesapla
kırk kez gözgöze geliyor,
kırk kez parmaklarım okşuyor tenini
ve kırk kez buluşuyoruz
dudaklarımızda.
bakkaldan isterken
günde iki kez adını söylüyor,
kokularımızda kayboluyoruz.

bir keresinde yanılıp da,
bırakmayı düşünmedim değil.
bir sevgilim vardı o zamanlar;
ayrılmıştık.
onun kokusunu takıp ardına
özlemi,hasreti taşıdı burnuma,
ve onulmaz bir pişmanlıkla
yeniden sarıldım can dostuma.

siz; hiç, otuz üç yıl boyunca
ve hiç eksilmeyen bir sevdayla
her gün sevdiğinin adını
adeta haykıran,
onu hiç aklından çıkaramayan,
her gün öpüşen hiç durmadan,
ve o olmadan sanki nefes almayan
ve onu sol cep kapağının altında,
yani yüreğinin üzerinde taşıyan
başka bir sevdalı gördünüz mü?

hani bir söz vardır:
“bir yastıkta kırk yıl”
kırk yıla az kaldı bir yastıkta
ve eskiteceğim yastıkları inatla.

sigaraya savaş açanlar
her gün caddelerde,
sokaklarda cirit atan,
ve egzost boruları
at tarağı kadar iri olan
milyonlarca arabanın
ciğerlerimize doldurduğu dumanı
görmüyorlar.
zehir saçan fabrika bacalarını,
nükleer santralları,
hormonlu gıdaları,
giderek kanserleşen hayatı
görmüyorlar.
belki de bir çok şeyi bilerek
görmezden geliyorlar.
herkes bir yol tutturmuş;
ya da “yol bulmaya”
burnunun dikine gidiyorlar.

Bektaşilik var serde,
“dostun attığı gül bile yaralar beni”
ama gelecekse ölüm,
dost elinden olsun gözüm.

sigara öldürürmüş,
süründürürmüş,
sağlığa da zararlıymış falan.
ben yaşamım boyunca
bir zararlı tanıdım;
o da “insan”

biz sigara yaktık,
onlar türküleri.
biz sigara yaktık,
onlar ozanları,şairleri.
biz sigara yaktık,
onlar köyleri,kentleri.
biz sigara yaktık,
onlar ormanları,hayvanları,
börtü böceği,
biz sigara yaktık,
onlar kızkardeşi,gelini,
anneyi.
biz sigara yaktık,
onlar umudu,geleceği...

sigara içenler;
gezegenin duyarlı insanları.
“tabak sevdiği deriyi
yerden yere vururmuş”
öfkelerini dostlarından çıkardılar.

Aydan Örtülü

Konu bukağı tarafından (19.11.2008 Saat 03:20 ) değiştirilmiştir.
Alt 22.11.2008, 03:14 #108
Premium Members
i am the last one

Kaçarken hepsi kendini düşünüyordu,
kaçarken sevgi yoktu, sevgili yok,
kaçarlarken ana, baba, evlat yoktu,
hep beraber kaçıyorlardı
nereye gittiklerini bilmeden,
ama yalnız kendileri için kaçıyorlardı.
ölmekten mi, yaşamaktan mı kaçıyorlardı,
yaşarken ölmekten mi, ölüyken yaşamaktan mı? ,

ben seyrediyordum,
ben neredeydim, neden, (nereye)
kaçmıyordum.
bilinçsiz gibilerdi,
bilmeden, istem dışı olan bir kaçıştı bu sanki,
belki ölüme koşuyorlardı, belki hayata,
belki hiçliğe koşuyorlardı, belki güce,
ben neden onların arasında değildim,
ve neden kaçmayan bir tek bendim,
neredeydim ben, neden (nereye)
kaçmıyordum,
ben seyrediyordum, düşünüyordum.
etrafıma baktım kimse yoktu, benden başka,
kaçmayan...

tanıdığım herkes o milyarlık kalabalığın içindeydi,
sinirlendim ben niye kaçmıyorum diye,
katılmak istedim aralarına, olmadı,
ölmek istedim yalnızlığımdan,
çıkarıp cebimdeki bıçağı,
sapladım kalbime,
ne kan vardı, ne acı,
bekledim ölürüm belki diye,
ölmedim, ölemedim,
daha da sinirlendim ölemediğime,
kafam kadar büyük bir taş alıp yerden,
kafamı yaslayıp bir duvara
vurmaya başladım kafama diğer tarafından tüm gücümle,
ne acı vardı, ne kan,
sadece kırık taş parçaları vardı,
etrafa yayılan,
ölemedim, ölmedim,
karar verdim ne olacak diye beklemeye...

onlar hala kaçıyorlar,
ben hala bekliyorum sonsuz sabrımla,
bitmiyorum, bitemiyorum.

15.02.1997
Umut Taydaş

Konu bukağı tarafından (22.11.2008 Saat 03:27 ) değiştirilmiştir.
Alt 26.11.2008, 03:01 #109
Premium Members
Susku

Sustuk, kıyımlarda hep suçüstü
Yüreğim lav fışkırtan buzdağıydı oysa
Katranla sıvanan yara
Biz ölü kuşlarını toplardık savaşın
Her akşamüstü sokakta
Buruk içkanamalarla ,sancılarla
Siz ölümün kıyısında gül toplardınız
Ve unutmabeni çiçeği
Kuşanıp yaşanmışlıklarınızı gittiniz
Aklımın ak yerinde kabuklanan yara
Yıkanırken hayatın kirli kanıyla
Bombalar düşüyordu hayata
Uçurumlar uyurken dağbaşlarında
Kimsenin umurunda değil ama
Eskirdik her adımda
Durmadan eksiliyorduk yokluğunuzda
Ve arabesk korolarla susuyorduk
Mistik ayinlerinde aynaların
Kustuk içimize ne varsa
Hep aynı dilde sustuk
Yüreğim lav fışkırtan buzdağıydı oysa
Yüreğim acıya bulaşmış fırtına
Hüzünlü bir gece sefası
Yüreğim tenha
Yangındık,
Kırmızı siyah bir lav çiçeği
Hep çoğalırdı ıssızlığımız yokluğunuza

Alaaddin Külcüoğlu

Konu bukağı tarafından (26.11.2008 Saat 03:18 ) değiştirilmiştir.
Alt 27.11.2008, 17:14 #110
Üniversite 1. Sinif
bu güzel şiirleri paylaşan güzel kalpli Bukağı ya teşekkürü borç bilirim. Teşekkürler Bukağı. Yüreğine sağlık.
Alt 28.11.2008, 09:53 #111
Ilkokul 2. Sinif
yüreğine sağlık
Alt 21.12.2008, 12:31 #112
Üniversite 1. Sinif
Bu güzel paylaşımlara sonsuz teşekkürler. Harikasın Bukağı
Alt 07.01.2009, 05:18 #113
Premium Members
NEŞTER
"tatlı su sosyologlarına"

penceren varsa aç, içeri nefes girsin,
tazelik dolsun, biraz heyecan olsun;
benim pencerem yok,
dışarıdan ciğerlerimde getirdiğim havayı soluyorum,
hem buğulanabilecek bir cam da yok,
cesaret edemediğim sözleri yazamıyorum,
günaydın olamıyor hiç bir gün ışığı,
karanlıktan bıkmışım, karanlık bana bağımlı:
bu kadar karanlığı gönlüme mi sokacağım,
hiç sanmam yerim yok,
gönlüm o kadar seninle dolu ki,
karanlığı bırak, seni alacak yer kalmadı,
yine de devamı mümkün;
kuytu kuytu yaşıyorum, figandayım uğul uğul.

zor hayatlardan geçtim, zor bir hayat oldum,
bu kendimi annemden babamdan almadım,
idareten kiralamadım,
nice ölüme gittim ve döndüm hepsinden,
namluların ucundan döndüm,
denizlerin dibinden, boşluklardan,
ustura ağzından,
şişelerin kaidesini bozdum,
bir dolu kadının dudağından, adice sıcak nefesinden döndüm,
umutla döndüm, ahlarla, inançla,
yüreğime güvenerek ve sarılarak,
saklayarak gururumu,
ona buna titretmeden sesimi,
ne olursa olsun, el pençe divan durmayarak,
damara çalışan hayat simsarlarından,
kendini başkalarıyla var etmeye çalışan adamlardan,
kendini başkalarıyla temizlemeye çalışan kadınlardan
kanser salan güruhlardan, onulmaz kırıklardan
kimsesizliklerden geçtim; yoklukları gördüm ben de,
görmeye tahammül edemeyeceğim şeyleri yalayan insanlar tanıdım,
boyun eğen, boyun eğmeyi seven yaratıklara ağladım,
açlıktan güvercin çaldım, yağmur suyuyla yetindim,
aylarca yağmur yağmadı,
kızılırmak'ın boklu sularına kandım,
çok defa yandım ben, çok defa yakıldım, ortaya atıldım,
defalarca güvendim ve haddinden fazla satıldım,
basit insanlarda gördüm korkunun, zavallılığın ne demek olduğunu,
sevdiğim basit insanlarda,
susarak yaşadım çok uzun bir zamanı,
tüketerek kendimi, kıyarak, harcayarak,
sabrederek ve hep "o"lar filizlendirerek içimde,
yaşamadığım ama var olduğunu bildiğim,
varlığı meçhul bir özlemle durdum hep,
bu hastalıklı dünyanın sunduğu
hepsi birbirinden güzel, kişiliksiz hazlara,
değişmedim onurumu, karakterimi.
giderek psikopatlaşıyordu yaşım,
umudum yok olmasın diye kırdım parmaklarımı,
gittiğim, gördüğüm, umut ettiğim her yerde,
seni aradım, seni bekledim;
ben bu yalnızlığı haketmedim.

tüm sevenlerimi yok ettim ben,
hepsinin en güvenilmezi oldum,
ailemi öldürdüm,
babamı kulaklarından tavana astım,
taze bir kadınla değiştim annemi,
dostlarımın sevdikleriyle seviştim,
cımbızla para çaldım çocukların kumbaralarından,
olmayacak umutlar verdim, haybeye ego doldurdum,
hep çalışıyor göründüm, hiç iş yapmadım,
arkalarından konuştum insanların,
kuyularını kazdım, üstlerini örttüm
olmadığımı oldum,
ne göründüğüm gibi oldum, ne olduğum gibi göründüm,
çok yalan söyledim,
hep yalan söyledim ben,
gizliciydim, sırlarımı bilen bir tek insan olmadı,
önüme gelen hayvanlara mutlaka tekme vurdum,
düşenin üzerine bastım,
ben uzun süredir kullandım herkesi,
sana kimseyi sevmedim,
senin içindi, sen niçindin;
bu yalnızlığı haketmedim ben.
çok zavallı yazılar yazdım,
"çok" kelimesini çok kullandım,
giderek hiç oldum,
tükendiğimi gizlemek için olmadık şeyler yazdım,
yazamadım daha doğrusu
kendimi erken taklit ettim,
yazacak bir şeyi kalmadı dünyanın,
o benden erken tükenmişti;
bitap yazılar yazdım,
bunları ben yazmadım;
haketmedim ben bu yalnızlığı.

herşeyin üstesinden gelip,
herşeyi öldürüp,
bunca bekleyip, didinip, direnip
kaçarak, korkarak, sakınarak, saklayarak,
sadece sana geldim,
hepsini seni sevdim
seni sevdim,
ben bu yalnızlığı haketmedim...

19.06.01 - 22:52
"bir şey söylendiğinde anlamayıp "nasıııl" diye haykıran sığır insanlar yüzünden kafam bozuk hep"

Umut Taydaş
Alt 24.01.2009, 04:37 #114
Premium Members
KİMİM VARKİ BAŞKA GÖZLERİMDEN ÖPECEK

Git gide kirletiyorlar gökyüzünü Anne
Umutlarıda tüketiyorlar hep beraber
sevgileri de
dillerinde en ince yalanlar
süslü ve sisli yüzleriyle
soğuk yüreklerinde ne acıma ne sevgi
kimin eli kimin cebinde
kimin eli kimin neresinde belli değil

bense öyle acemi ve şaşkın
boş kalan ellerimi bir ömür
nereye koyacağımı bilemedim
bilemedim
hangi yalanla kimi nasıl soyacağımı

durmadan kirletiliyor
kanıyor zaman anne
kimse aldırmıyor
kimse yanmıyor
sevinçlerini ateşe döken gelincik çiçeğine
dönüp bakmıyor çığlıklarına çocukların
kapkara bir nehir gibi her akşam
acı akıyor yüzünde yoksulların

dumanlar yürüyor her akşam
beton yığınlarıyla örtülü / sevgisiz kentler üstüne
zifiri karanlıklar
kimse kimsenin yasını tutmuyor
bölüşmüyor acısını

Sarılki
kokun sinsin tenime anne
sevgin işlesin yüreğime

bu yalancı dünyada
kimim varki başka gözlerimden öpecek
içimi ısıtacak
bu karanlık soğuk kış gecelerinde

Sarılki
serinlensin ateşler içindeki alnım
yorgunum anne
beynim tenim ellerim yorgun
kendime sürgün yaşamaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
tüm bu oldu bittilere
insanın kayıtsızlığından yorgunum anne


yoruldum anne
ağrılarım sızılarım yorgun
ihanetler yedi
umudumu sevgimi düşlerimi
her gece yalnızlıklar sürüyorum
kanayan yerlerime
ellerime çaresizlikler yüklüyorum
üşüyorum bu karanlık gecelerde sarıl bana

oysa hiç dönmedim sırtımı insanın emeğine
öpmedim namerdin elini
eğilmedim zalimin önünde
ama ezildim
bir çaresizin bakışından
bir annenin yakarışından
bir babanın haykırışından
utandım anne
dünyayı kirli bahçesine çevirenlerden
aç insanların kederinden utandım
insanların kayıtsızlığından tüm bu oldu bittilere
insanlığımdan utandım anne insanlığımdan


ve ben bunca kalabalığın
bunca mekanların içinde
yüreğindeki yağmurlarla
herkesin bildiği bu dünyada
adresi olmayan mektuplar gibi yorgun
yavru bir kedi gibi yalnız
ve kimsesiz
öyle mi?
vay.


Nuri CAN

21.07.2006 Saat: 00:00
Alt 24.01.2009, 14:23 #115
Gold Members
ELINE YUREGINE SAGLIK ABLAM
Alt 26.01.2009, 08:28 #116
Üniversite 1. Sinif
Şairin yüreğine, paylaşan güzel kalpli Bukağı ya sonsuz teşekkürler
Alt 26.01.2009, 22:28 #117
Premium Members
sağolun ben teşekkür ederim yorumlarınız için,gönlünüze sağlık.
Alt 28.01.2009, 23:06 ONUR - MSN üzeri Mesaj gönder #118
Gold Members
ellerinize yüreginize saglik gercekten güzel siirler paylasiminizin devamini bekliyorum
Alt 29.01.2009, 00:49 #119
Bronze Members
Bir yer vardır hani takılıp kaldığın...
Çıkılacak yoldan çok, çıktığın mesafeyle oyalandığın...
Daha yukarıda daha muhteşem bir manzara seni beklerken...
Ve gidilecek yere varamadıysan, yolun neresinde olduğunun ne önemi var?


Alt 29.01.2009, 03:23 #120
Premium Members
Ben Anne Olamadım Anne

Anem; güzel annem,
Bizim için üzülme artık annem.
Bak evlatların büyüdü,hepsinin işi iyi,
Evlendiler,yuvalarında huzurlular,
Çocuklarıyla mutlular..

Çocuklar dedim de anne;
Ben hala anne olamamanın acısıyla yaşıyorum.
Çok şey oldum ama;
anne olamadım annemm...

Bebekler cennet kokularıyla gelirmiş;
Ben henüz dünyaya getiremeden kaybettiğim
Bebeğimin kokusunu bile alamadım anne...

Altı koca yıl oldu bebeciğimi kaybedeli,
Bugün rüyamda gördüm;
Oğlum olmuş anne,
Erkekmiş yitirdiğim bebeğim.

Öyle rahatlatıcı bir ses geldi ki;
Bu senin oğlun,ona sarıl öp,kokla diye.
Yatağıma oturdum,yanıma geldi,
Koynuma bastım onu,
Öptüm kokladım,sıkı sıkı sarıldım yavruma.

Bana konuşmadı ama sımsıcaktı,
Sarıldı,sevgiyle baktı bana..

Uyandığımda oturuyordum anne;
Bu rüya olamaz dedim,
sıcaklığı ve kokusu üzerimdeydi hala anne.
Çok ağladım annem çok.

Bak anneler günü geliyor,
Ben anne olamadım anne
Etrafımdaki çocuklarım sırayla
Anneler günümü kutlayacak
Her birinin tatlı sözleri
Benim yüreğimi parçalayacak.

Doğmamış bebeğimi bugün kaybettim annem;
Bugün hiç gücüm yok;
Bugün çok zayıfım annemm
Bugün güçsüzüm...

hülya göde.

Hülya Göde
Cevapla

Etiketler
bukağı, bukagi, kendime söylüyorum, siir, şiir

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:28.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.