Hayata Dair.. Sıkıntı; dümdüz, hiç kesintisiz uzayıp giden bir çizgidir. Bazı insanlar sıkıntının uzun ve kesiksiz çizgisini seçerler. Sürprizsiz, tehlikesiz, acısız bir çizgi. Ne büyük patlamalar, ne korkunç çöküşler, ne belâlı acılar, ne rengârenk mutluluklar.. Rahat ve tekdüzedir sıkıntının yolu. Acının yolu ise Mors alfabesi gibidir. Uzun bir çizgi, acı; küçük bir nokta, mutluluk; uzun bir çizgi, acı; küçük bir nokta, mutluluk. Acılar sarsıcı ve uzun, mutluluklar çıldırtıcı ama kısadır. Her uzun acı, kısa bir mutlulukla ödüllendirilir. "Her kısa mutluluk, uzun bir acıyla cezalandırılır."
Sıkıntıya ve sıkılmaya yer yoktur. Acıyı seçenler hiç sıkılmazlar, ama acılarla mutlulukların git-gelinde çalkalanıp dururlar; acı çizgilerinde mutluluk noktalarını bekler, mutluluk noktalarında şimdi bitecek diye endişelenirler. Ve acıyı seçenler sıkıntıyı seçenlerin arasına girdiklerinde bir gemi güvertesine inmiş albatros gibidirler; acıya ve mutluluğa açılan kanatları kapanır, sarsaklaşırlar, sıkıntı çekenlerin acıyıp alay ettikleri zavallılara dönerler. Sonra birden havalanırlar, kanatlarını açıverirler .
Sıkıntı çekenler onlara imrenir o zaman, rüyalarında albatrosları görür ve ertesi gün durup dururken ağlama krizlerinden birine tutulurlar. Hayat, bu iki yoldan birini seçmektir işte. Uzun, upuzun kesintisiz bir çizgi mi seçeceksiniz? Yoksa bir çizgi bir nokta, bir çizgi bir noktayı mı seçeceksiniz? Aşklar, kitaplar, şarkılar, gözyaşları ve kahkahalar, bir uzun çizgi ve bir kısa noktadan çıkar; bütün bu noktalar, bütün cümleler, bütün renkler bu mors alfabesinin içinde saklıdır.. Bu mors alfabesinin içinde yürüyenler şu sorunun cevabını hiç bulamazlar: Sevmek mi daha bağımlı kılar insanı, yoksa sevilmek mi? Acı sevmekte mi gizlidir, yoksa sevilmekte mi? Ya mutluluk .. ? |