SİLVAN (01.06.2008)- Diyarbakır’ın Silvan İlçesinde son zamanlarda inşaat söktüründeki patlama ile bugüne kadar gözardı edilen zengin tarihi miras günyüzüne çıkıyor. Hasankeyf yapılacak barajlar ile sular altında kalacak. Silvan tarihi ise yapılan binalar ile beton mahkum edilecek.
Tarihte bir çok medeniyete başkentlik yapan Silvan’da son zamanlarda artan inşaat sektörünün çalışmaları sırasında, neredeyse her çalışmada iş makineleri onlarca tarihi doku ile karşılaşıyor.
Sahip olduğu tarihi eserler ile bir açık hava müzesi olan Silvan’da onlarca tarihi yapı yıkılma ile yüz yüze iken, açılan inşaat temellerinde çıkan tarihi malta taşları ilçenin değişik noktalarında oluşturulan ‘tarih çöplüklerinde’ toplatılıyor.
Silvan Girişimci İş Adamları Derneği Başkanı ve İnşaat Mühendisi Mahmut Eminoğlu, Silvan’da son günlerde inşaatlar için açılan temellerde çıkan tarihi dokuların inşaat sektörünün insafına terkedildiğini söyledi.
Silvan’daki tarihi yapılarla ilgili olarak bilgi veren Eminoğlu; “Farkındayız veya değiliz ama kişisel hesaplarla bir tarih hazinesini yok etmekteyiz. Örneğin Hasankeyf yapılacak barajlar ile sular altında kalacak. Silvan tarihi ise yapılan binalar ile beton altında kalacak.
İlçemizde son zamanlarda yapılan inşaat çalışmalarında keşfedilmemiş Silvan tarihi kendiliğinden gün yüzüne çıkmaktadır. Her taraftan bin yıllık tarihi yapılar ortaya çıkıyor ve bu yapılara ait taşlar yerinden çıkarıldıktan sonra hiçbir önemi kalmamaktadır. Sıradan bir taş olarak ortada kalmaktadır. Bunun için Silvan’da aciliyetle bu kazılarda ortaya çıkan taşınabilir eserleri bünyesinde toplayacak bir müze kurulmalıdır.
Tarihi yapılarda yapılacak tüm çalışmalarda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tarihi dokunun zarar görmemesidir. Hatta bu doğrultuda yapılan restorasyon çalışmalarında güçlendirmeye ihtiyaç duyan bileşenler bulunduğunda uygulanacak yöntemin dokunun doğallığını bozmaması esas alınarak müdahale edilir. Bu çerçevede bir restorasyon hatasına da dikkat çekmek istiyorum. Restorasyon yapılan bazı tarihi yapılara kendinden olmayan farklı parçalar monte etmek suretiyle eski yapının içerisinde sırıtan bir yeni yapı göz önüne çıkarılmaktadır.Bu da doğallığı bozmakta ve görsel bir kirlilik sergilemektedir. Örneğin Diyarbakır surları bahsi geçen hatalı uygulamaların bir kurbanıdır.”
[Üye Özel | For Members]